İçeriğe atla
North HousesLefkoşa · North Nicosia
Tüm gezilecek yerler

Kuzey Lefkoşa'da Gezilecek 10 Yer

Lefkoşa, dünyanın bölünmüş son başkenti olmasının yanı sıra, Venedik surlarıyla çevrili tarihi merkezi sayesinde Kıbrıs'ın en zengin kültür rotalarından birine sahiptir. Gotik katedrallerden Osmanlı hanlarına, renkli çarşı sokaklarından yüzyıllık mahallelere kadar pek çok durak, Surlariçi'nde birbirine yürüme mesafesindedir. Aşağıda, Kuzey Lefkoşa'da yarım gün ile bir gün arasında rahatlıkla gezebileceğiniz, mutlaka görülmesi gereken 10 yeri sizin için derledik.

Şehre yeni misiniz? Önce Lefkoşa'da konaklama rehberimizi okuyun.

Selimiye Camii (Aziz Sofya Katedrali)

Selimiye Camii (Aziz Sofya Katedrali), Lefkoşa — genel görünüm
Foto: A.Savin / Wikimedia Commons (FAL)

Surlariçi'nin kalbinde yükselen Selimiye Camii, Kuzey Lefkoşa'nın en görkemli yapısıdır. 13. yüzyılda Aziz Sofya Katedrali olarak inşa edilen bu Gotik başyapıt, Lüzinyan krallarının taç giyme törenlerine ev sahipliği yapmıştır. 1570'te Osmanlı döneminde camiye çevrilmiş ve yapıya eklenen iki zarif minare, bugün şehrin hemen her noktasından görülen siluetini oluşturmuştur. Gotik kemerler, gül pencereler ve taş işçiliği ile İslam mimarisinin sade iç düzeninin bir arada bulunduğu yapı, Akdeniz'de eşine az rastlanır bir kültür buluşmasıdır. Cami ibadete açıktır; namaz vakitleri dışında ziyaret edilebilir. İpucu: Sabah erken saatlerde geldiğinizde hem kalabalıktan kaçınır hem de en güzel fotoğraf ışığını yakalarsınız.

Büyük Han

Büyük Han, Lefkoşa — genel görünüm
Foto: Berthold Werner / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

1572 yılında, Osmanlı döneminin ilk yıllarında inşa edilen Büyük Han, Kıbrıs'ın en iyi korunmuş kervansarayıdır. İki katlı yapının avlusunun ortasında, sütunlar üzerinde yükselen sekizgen mescidi ve şadırvanı ile adeta bir kartpostal görünümündedir. Bir zamanlar yolcu tüccarları ağırlayan 68 oda, bugün el yapımı takı, seramik, deri ürünleri ve geleneksel Kıbrıs el sanatları satan atölyelere, sanat galerilerine ve sevimli kafelere dönüşmüştür. Avludaki gölgelikte bir Kıbrıs kahvesi içmek, Lefkoşa gezisinin olmazsa olmazıdır. Giriş ücretsizdir ve han her gün açıktır. İpucu: Hediyelik alışverişi için Lefkoşa'nın en özgün adresi burasıdır; seri üretim yerine gerçek el emeği bulursunuz.

Girne Kapısı

Girne Kapısı, Lefkoşa — genel görünüm
Foto: Edaislam / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

Venedikliler tarafından 1567'de şehri çevreleyen surların kuzey girişi olarak inşa edilen Girne Kapısı, yüzyıllar boyunca Lefkoşa'yı Girne Limanı'na bağlayan ana kapı olmuştur. Osmanlı döneminde 1821'de onarılan yapının üzerindeki kitabeler ve kubbeli odası günümüze ulaşmıştır. Bugün İnönü Meydanı'nın ortasında zarif bir anıt olarak duran kapı, aynı zamanda içinde turizm danışma ofisi barındırır; Surlariçi gezinize buradan harita alarak başlayabilirsiniz. Çevresindeki Venedik surları, 11 tabyası ile Avrupa'nın en iyi korunmuş Rönesans dönemi savunma sistemlerinden biridir. İpucu: Girne Kapısı, eski şehir turuna başlamak için ideal bir noktadır; buradan Girne Caddesi boyunca yürüyerek tüm ana duraklara ulaşabilirsiniz.

Bedesten (Aziz Nikolas Kilisesi)

Bedesten (Aziz Nikolas Kilisesi), Lefkoşa — genel görünüm
Foto: Chris06 / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

Selimiye Camii'nin hemen yanında yer alan Bedesten, Lefkoşa'nın katmanlı tarihinin en güzel özetidir. Temelleri Bizans dönemine uzanan yapı, 14. yüzyılda Gotik üslupta Aziz Nikolas Kilisesi olarak genişletilmiş, Osmanlı döneminde ise kumaş çarşısı, yani bedesten olarak kullanılmıştır. Kuzey kapısındaki zengin taş kabartmalar, Gotik işçiliğin adadaki en etkileyici örneklerindendir. Kapsamlı bir restorasyonun ardından yapı, bugün konserlere, sergilere ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan bir merkez olarak hizmet vermektedir. İpucu: Selimiye Camii ziyaretinizle birleştirin; iki yapı arasındaki meydan, taş mimarinin en güzel fotoğraflandığı noktalardan biridir.

Arasta Sokağı ve Lokmacı Kapısı

Arasta Sokağı ve Lokmacı Kapısı, Lefkoşa — genel görünüm
Foto: August Dominus / Wikimedia Commons (CC0)

Selimiye Camii'nden Lokmacı sınır kapısına uzanan Arasta bölgesi, Lefkoşa'nın yüzyıllardır süren çarşı geleneğini yaşatır. Renkli dükkânlarda Lefkara işi danteller, baharatlar, yerel tatlılar ve hediyelik eşyalar bulabilir; tarihi binalar arasındaki kafelerde mola verebilirsiniz. Sokağın sonundaki Lokmacı Kapısı, 2008'de yayalara açılan geçiş noktasıyla şehrin iki yakasını birbirine bağlar; kimlik veya pasaportla güneydeki Ledra Caddesi'ne dakikalar içinde geçebilirsiniz. Bu benzersiz deneyim, tek bir öğleden sonra iki farklı kültür atmosferini yaşamanızı sağlar. İpucu: Alışveriş için pazarlık kültürü hâlâ canlıdır; esnafla sohbet etmekten çekinmeyin.

Bandabuliya (Belediye Pazarı)

Bandabuliya (Belediye Pazarı), Lefkoşa — genel görünüm
Foto: dronepicr / Wikimedia Commons (CC BY 2.0)

1932'de açılan Bandabuliya, yani Belediye Pazarı, Lefkoşa'nın en eski kapalı çarşısıdır. Yüksek tavanlı tarihi binada taze meyve ve sebzeler, hellim peyniri, zeytin, baharatlar, macun tatlıları ve el yapımı hediyelik eşyalar satan tezgâhlar sıralanır. Yerel halkın günlük alışverişine tanıklık edebileceğiniz pazar, Kıbrıs mutfağının lezzetlerini kaynağından tatmak isteyenler için birebirdir. Restorasyonla yenilenen binanın bir bölümü zaman zaman sahne ve kültür etkinlikleri için de kullanılmaktadır. İpucu: Eve dönerken yanınıza vakumlu hellim ve bir kavanoz ceviz macunu almayı unutmayın; pazar sabah saatlerinde en canlı hâlindedir.

Samanbahçe Evleri

Samanbahçe Evleri, Lefkoşa — genel görünüm
Foto: YamanB / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

Surlariçi'nin kuzeyinde yer alan Samanbahçe, 20. yüzyılın başında inşa edilen ve Kıbrıs'ın ilk sosyal konut projesi kabul edilen bir mahalledir. Beyaz badanalı, tek katlı sıra evler, dar sokaklar boyunca simetrik biçimde uzanır; mahallenin ortasındaki tarihi çeşme, düzenin merkezini oluşturur. Begonvillerle süslü kapılar ve saksılarla donatılmış avlular, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sunar. Mahalle bugün hâlâ yaşayan bir yerleşim olduğundan, gezerken sakinlerin gündelik hayatına saygı göstermek gerekir. İpucu: Girne Kapısı'na yürüme mesafesindedir; sabah veya gün batımı ışığında sokaklar bambaşka bir güzelliğe bürünür.

Derviş Paşa Konağı

Derviş Paşa Konağı, Lefkoşa — genel görünüm
Foto: A.Savin / Wikimedia Commons (FAL)

Tarihi dokusunu en iyi koruyan mahallelerden Arabahmet'te yer alan Derviş Paşa Konağı, 19. yüzyıl başına tarihlenen iki katlı zarif bir Osmanlı konağıdır. Adını, Kıbrıs'ın ilk Türkçe gazetesi olan Zaman'ı 1891'de yayımlayan Derviş Paşa'dan alır. Alt katı taş, üst katı kerpiç olan yapı, 1988'den bu yana etnografya müzesi olarak hizmet vermektedir. Odalarında geleneksel Kıbrıs ev yaşamı; oturma odası, gelin odası ve mutfak düzenlemeleriyle dönemin eşyaları sergilenir. Avlusu, sıcak günlerde serin bir mola noktasıdır. İpucu: Konağı gezdikten sonra Arabahmet sokaklarında yürüyün; restore edilmiş cumbalı evler bölgeye ayrı bir karakter katar.

Mevlevi Tekkesi Müzesi

Mevlevi Tekkesi Müzesi, Lefkoşa — genel görünüm
Foto: Nicosia Turkish Municipality / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

Girne Kapısı'nın hemen içinde, Girne Caddesi üzerinde yer alan Mevlevi Tekkesi, 17. yüzyılda kurulmuş ve yüzyıllar boyunca semazenlerin dönerek zikrettiği bir Mevlevi dergâhı olarak hizmet vermiştir. 20. yüzyıl ortasında işlevini yitiren tekke, bugün Mevlevilik kültürünü yaşatan bir müzedir. Semahanede sema kıyafetleri, ney ve kudüm gibi müzik aletleri ile etnografik eserler sergilenir; yan bölümde ise dergâhın şeyhlerine ait kabirlerin sıralandığı türbe bulunur. Kubbeli mekânın dingin atmosferi, çarşı gezisinin ortasında ruhani bir mola sunar. İpucu: Müze, Girne Kapısı ile Sarayönü Meydanı arasındaki rotanın tam üzerindedir; gezinize zahmetsizce ekleyebilirsiniz.

Venedik Sütunu ve Sarayönü Meydanı

Venedik Sütunu ve Sarayönü Meydanı, Lefkoşa — genel görünüm
Foto: Diego Delso / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

Şehrin yönetim merkezi olan Sarayönü (Atatürk) Meydanı'nın ortasında yükselen gri granit sütun, Lefkoşa'nın en ilginç hikâyelerinden birine sahiptir. Antik Salamis kentinden getirilen sütun, 1550'lerde Venedikliler tarafından buraya dikilmiş, Osmanlı fethinden sonra kaldırılmış ve 1915'te İngiliz yönetimi tarafından yeniden ayağa kaldırılmıştır. Meydanın çevresinde İngiliz sömürge döneminden kalma mahkeme ve postane binaları gibi zarif yapılar sıralanır. Girne Caddesi'nin canlı dükkânları ve kafeleriyle birleşen meydan, gezi rotanızın doğal buluşma noktasıdır. İpucu: Akşam saatlerinde aydınlatılan sütun ve meydan, gün sonu fotoğrafları için güzel bir fon oluşturur.

Pratik bilgiler

Bu rotadaki tüm duraklar Surlariçi'nde, birbirine yürüme mesafesindedir; rahat ayakkabılarla yarım gün ile bir gün arasında gezilebilir. Girne Kapısı veya Lokmacı Kapısı, tura başlamak için en uygun noktalardır. Selimiye Camii'ni namaz vakitleri dışında ziyaret edebilirsiniz; cami ve türbe ziyaretlerinde uygun kıyafet önerilir. Güneydeki Ledra Caddesi'ne geçmek isterseniz kimlik kartınızı veya pasaportunuzu yanınıza almayı unutmayın. Yaz aylarında öğle sıcağından kaçınmak için gezinizi sabah erken veya öğleden sonra geç saatlere planlamanız tavsiye edilir.

Haydarpaşa Camii (Azize Katerina Kilisesi), Lefkoşa — genel görünüm

Keşfe devam

Kuzey Lefkoşa'da Gezilecek 10 Yer Daha

Rehberi oku

Her durağa on dakika mesafede kalın

Altı daire tipimiz Lefkoşa'nın sakin bir köşesinde — Surlariçi kısa bir yürüyüş ya da sürüş uzaklığında.

Daireleri gör